6 Mayıs 2012 Pazar

                      Resim Ziyafetinin Değerli Dostları,


     Resim yapmayı öğrenmek,bir kez öğrenildiğinde sonsuz bir keyif  veren, tatmin kaynağı olabilen ,doyurucu ve  çok yönlü bir beceridir.
     Sizlerle paylaşacağım bilgi ve deneyimlerimi,lütfen bilgiçlik taslamaya çalışan ukala biri olarak değil,resim yapmaya çabalayan bir büyüğünüz olarak değerlendirirseniz çok mutlu olurum.
     Resim yapmaya 2008 yılında, ben de resim yapabilir miyim korkusunu yenerek başladım.Bu işi en iyi bir şekilde yapabilmem için,öncelikle profesyonellerden ders alarak başlamalıyım diyerek Ataşehir 'Onmara Sanat Atölyesinde' Ressam Nurten Deniz den 2012 yılına kadar yağlı boya  ve sulu boya resim dersleri aldım.İnanın resmi bana Nurten Deniz hoca sevdirdi . Bu yüzden sevgili Nurten hocaya büyük bir şükran borçluyum...
      Bu yıl ise, Koç Atölyesinde ressam İvriz Koç hocanın nezaretinde   resim çalışmalarıma  büyük bir hızla devam ederek çok güzel ve kaliteli sanatsal eserler ürettiğimizi düşünüyorum...
      Bugünlerde ise 19 Mayıs 2012 tarihinde İvriz KOÇ hocanın Galata Ressamlar Derneğinde açtığı kişisel sergisinin sergi sonu yorgunluğunu ve faaliyet sonu incelemesini yapıyor , bir yandan da resim yapmaya devam ediyoruz.
     İlk resme başlamadan önce hiç elime  fırça almadığım gibi sıcak  ve soğuk renkleri,perspektif,tonlama,desen gibi resim konuları ilgi alanımda hiç olmadı.Bu işe emekli olduktan sonra başlamam ise en büyük üzüntü kaynağım oldu. Fazla değil bir on sene evvel bana birisi yol gösterip  resim yapmağa başlamasını çok isterdim.
      Neden bu bloğu açtınız, gibi bir soru aklınıza gelebilir.Tek amacım birkaç kişiye resim yapmasını sevdirip, cesaretlendirerek  resim yapmaya  başlata bilirsem ne mutlu bana.
      Bu yazılarımı okuyan değerli dostlarım, sizler bizlerden çok şanslısınız,bugün resimle ilgili görsel ve yazılı basından istediğiniz her türlü bilgiye ulaşma olanağınız mevcut. Lütfen zaman geçirmeden yaşınız ne olursa olsun resim yapmak için kendinize zaman ayırın.beş yıl sonra geldiğiniz seviyeyi görünce sizde şaşıracak ve kendinizle gurur duyacaksınız.
    Sizlerle bir anımı paylaşayım. Resme başlamadan önce Picasso'nun resimlerini anlamakta zorluk çekiyordum.Picasso hakkında okuduğum bilgilerden sonra, onun sanatı; bir oluk ve membadan aklan billur bir su gibi tattırmaya sebep oldu.Üstün dünyaları , görünüşün ötesini,eşyanın kader çizgilerini alçak gönüllü bir eda ile çizdi gösterdi.Büyüklüğüne has,hayal gücü ile ile eşyanın benliğini sildi yok etti.İnsanı ruhun derinliklerine gezdirerek, kendini kendine ve herkese kendisini tanıttı.Hayatımıza huzuru ve sanatı soktu.Zoraki bir sanat değil,çok duygulu bir sanat yarattı.İşte sanat insan araştırdıkça ve okudukça bilgi dağarcığına bir şeyler katabiliyor.
       Değerli dostlarım,göreviniz,konumunuz,mesleğiniz ve iş alanınız ne olursa olsun; resim çalışmalarınızda belli bir yol aldığınızda ,yıllar sonra emekli olduğunuzda bu hobinizi devam ettirme olanağı sizi dinç ve üretken yapacaktır bunu asla unutmayın olur mu.
    Resim ziyafetinin değerli dostları; '' Bu ülkede bilenin bilmeyene borcu vardır '' sözünden hareket ederek ,elimden geldiğince  edindiğim her türlü bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak üzere selam ve sevgilerimi sunarım...6 Nisan 2012
                                                                      İsmail ARICI
                                                                                   




     

1 yorum:

Ozan dedi ki...

Merhabalar İsmail Bey,

Ben bundan yaklaşık 6-7 ay önce sizin blogunuzu keşfettim. Yapıtlarınız gerçekten çok hoş. Keşfetme hikayemi de sizinle paylaşmak istiyorum. Hasret isimli bir kitabım var benim. Henüz herhangi bir yerde yayınlanmadı. Kitaba adını veren de Hasret isimli hikayem. Kilim dokuyan bir kadının hikayesini yazmıştım. Bu yazdıklarımı bir kitap dosyası haline getirerek yayın evlerine gönderdim. Müspet sonuç alamadım ama yılmış değilim henüz. Kitapta eksik olan nokta, kitabın kapağıydı. Hikayeyle uyumlu bir kapak olsun istediğim için, kendim tasarlamak istiyordum. Çeşitli görsel aramalarıyla blogunuzu buldum. Birbirinden güzel resimlerinizi inceledim. Fakat içlerinden bir tanesi, beni hayran bıraktı. Halı Dokuyan Kız isimli çalışmanıza hayran kaldım. Yolladığım kitap dosyalarında da kapak olarak kullandım. Pozitif bir geri dönüş alamadığım için size bir bildirim yapmadım. Ancak şu anda kitabın online olarak yayınlanması üzerine çalışmalarım var. Hem resminizi kullanmak isteğimden dolayı, hem de yapıtlarınızı gerçekten çok beğendiğim için blogunuza bu yorumu bırakmaya karar verdim. Bir iletişim formu olmadığı için sizinle ancak bu şekilde iletişim kurabiliyorum. Eğer e-posta adresinizi benimle paylaşabilirseniz, hikayeyi gönderebilirim ve eğer varsa şartlarınızı konuşabiliriz.

Resimden asla vazgeçmemeniz dileğiyle,
Ozan P.